Perşembe, Şubat 08, 2007

Anne bundan alsana bana...

Uzun zaman oldu yazamıyorum, yazmadıkça da konular birikiyor. Neler yaptığımı buradan takip eden ve yazamayınca merak eden arkadaşlarım var :)

Geçtiğimiz değil bir bir önceki Cumartesi akşamı kuzene gittik. Defne ile aynı gün doğan oğlu var, adı Ulaş. Ulaş sabah, Defne akşam doğdular 4 Mayıs 2005’te. Aslında Ulaş’ın doğmasına daha 1 ay vardı ama bizimkinden önce çıkmak istedi herhalde dışarıya, 8 aylıkken fırladı velet! Kuzen bize pideler hazırlamıştı çok nefis… Biraz acıydı ama afiyetle yedik ayranlar eşliğinde. Defne bile “dandım” diye diye yedi. Ulaş ile pek anlaşamadılar nedense… Bizimki habire itekleyip durdu. Sanırım koşmasını istiyordu ama Ulaş pek bir bozuldu bu itme kakma hareketlerine :)

Geçen hafta ise annem geldi Defne’ye bir süreliğine bakmaya. Cumartesi günü Bodrum’da yaşayan teyzemi burada kaldığı torununun evinde ziyaret ettik. Defne’yi ilk defa gördü, “aynı senin küçüklüğün” diyor. Pazar günü İkea’ya gittik. Londra’dakine gitmiştim yıllar once, buradakine bu Pazar’a kısmetmiş. Bu arada burnumun dibindeki Kanyon’a hala gitmedim ben… İkea çok kalabalıktı. Daha gezmeye başlamışken fenalaştık ve “haftaiçi gündüz gelmek lazım” diyerek kendimizi dışarıya attık. Defne’nin çok sevdiği ve Doktoru’na gittiğimizde oyun odasında hep oynadığı tahta oyuncaktan buldum uygun fiyata, onu aldık bir de annemle beyaz fırın kapları aldık 2’li.

Annem Pazartesi akşamı gitti ama haftaya babamla beraber tekrar gelecekler.

Bu arada Defne’yi memeden kesme operasyonumuza annemin önerisiyle tentürdiyot taktiğiyle devam ettik. Cumartesi’den beri emmiyor :) “Yara oldu annecim” dedim, “Öpeyim de geçsin” dedi :) Uyumadan once huysuzlanıyor ama neyse ki fazla zorlamıyor bizi. Yalnız bu aralar yatağında uykuya geçmek istemiyor. Bizimle salonda TV izleyerek uyumak istiyor. Ben de fazla ısrar etmiyorum. Yatağında uyumaya alışırsa başka bir yere gittiğimizde huysuzluk yapıyor, her yerde uyumaya alışsın istiyorum. Yastığını alıp kucağıma yatıyor, saçlarını okşarken hoop hemen dalıveriyor benim de çok hoşuma gidiyor bu…

Bu aralar inanılmaz bir hızla büyüdüğünü hissediyorum. Kurduğu cümleler, tepkileri bizi bazen şaşırtıyor. Çarpınca “pardon” diyor, istediği olmayınca “ben şimdi ne yapıcam” diye ağlıyor, sinirlenince “burdan git” diyor, albümlerde gösterdiğimiz herkesi isimleriyle sayıyor, çok güzel “efendim” diyor, istediği ve istemediği şeyleri çok net ifade ediyor. Bir de bu aralar reklamlarda gördüğü herşeyi istemeye başladı. Görünce “anne bundan alsana bana” diyor. Geçen akşam, Pınar krem peynir, Ülker Choco cops ve Arçelik çamaşır makinesi istedi :)

Eğer fikrimi değiştirmezsem önümüzdeki kış yuvaya vermeyi planlıyorum çünkü iki ailenin ilk torunu olduğundan fazla şımarık büyüdü. Anlasın ki dünyanın merkezi o değil, paylaşmayı, arkadaşlığı öğrensin istiyorum.

Bu aralar fazla börek çörek yapmıyorum ama ofisteki arkadaşlara ıslak kek sözüm var. Şimdilik bu kadar.

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa