Salı, Nisan 24, 2007

Verba Volan, Scripta Menan (Söz uçar, yazı kalır)

Çok şey oldu son 1 haftadır… 16 Nisan kardeşimin doğumgünüydü, 19’u ise aşkımın kardeşinin… İkisini de törenlerle kutlamadık :) Annem geldi, sonra annem, Defne ve ben Cuma akşamı kızımın doğduğu yere doğru çıktık yola… Beşiktaş’tan motorla Üsküdar’a geçtik, Defne once binmek istemedi, korktu, ağladı, sonra ise pek sevdi motoru… Üsküdar’dan Harem, Harem’den otobüse binmece… Otobüse binmeyi sever Defne ama hiç şehirlerarası yol gitmemiştik, anladık ki 2 saatten fazla gidilmez onunla :) Sonra babam aldı bizi ve doğruca eve geçtik. Normalde arabayla 2,5 saatte gittiğimiz yolu tam 6 saatte bitirdik ve biz de bittik…

Buradan sonrası politik yazı :
Babam yaşadıkları yerde yerel bir gazete çıkartıyor. Kendi politik görüşü “ortanın solu” olmasına rağmen her görüşe açık bir gazete hazırlar… Hatta bu yüzden kendi görüşünden olanlar kızarlar ona…Babamı gazetede ziyarete gittiğimizde köşe yazısı yazan bir bey geldi. Kendisi Atatürkçü Düşünce Derneği’nin şube başkanı ve aynı zamanda Türkçe öğretmeniymiş. Derslerde Atatürk’ten fazla bahsettiği için hakkında şikayet olmuş ve başka bir ilçeye (Kaynarca) sürülmüş. Babam da köşesinde bu olaydan bahsetmiş, yazıyı okuyan babamın arkadaşı ve yerel hastanenin eski başhekimi Doktor Ş.gecenin bir yarısı aramış ve şöyle demiş: Yaw peki şimdi Kaynarca.’daki çocukları ne yapacağız? :) K. bey Kutlu doğum haftasının normalde Mart ayında kutlandığını ama bazılarının 23 Nisan’ı gölgelemek için hala bu olayı kullanarak kutlamalar yaptığını anlattı. Neyse K. bey 23 Nisan ile ilgili yazısını teslim etti ve gitti. Hep beraber çıkmak üzereyken bu sefer civar köylerden babama haber getiren bir adam geldi. Adamla babam arasında geçen diyaloğu aynen aktarıyorum :

Adam : Kutlu doğum haftasıyla ilgili bir haber getirdim. (Gözleri parlayarak) Cumhuriyet tarihinde böyle bir olay yaşanmamıştır!
Babam : Zaten Cumhuriyet böyle şeylere izin vermezdi de ondan yaşanmıyordu! Ne olmuş?
Adam : Müftü geldi, kalabalığa konuşma yaptı. Normalde böyle zamanlarda gelip konuşmaz, çok kalabalıktı.
Babam : Eee nooldu yani? Millete ne faydası var? (Elindeki “Buluşlar” dergisini göstererek) Bak burada icatlar, buluşlar var millet nelerle uğraşıyor siz nelerle uğraşıyorsunuz…

Devamını dinlemeden çıktım oradan…

Politik yazıya ara…

Pazar günü kızım ve aşkım balık tuttular ama o kadar rüzgar vardı ki fazla duramadık göl kenarında. Ben ortaokulda iken diktiğimiz çam ağaçları karşı kıyıdan bizi selamladılar :


Sezonun ilk eriklerini teyzemin bahçesindeki ağaçtan toplayıp yemece :

Bu ev teyzemin yan tarafındaki ev... Küçüklüğümden beri hastasıyım... Sanırım artık değerlendirmeye alacaklarmış, müze ya da otel olarak emin değilim...

Pazar akşamı İstanbul’a dönüş, Pazartesi mangal keyfi…

Politik yazı devam :

24 Nisan Salı : AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül. Eeee ne farkı var ki demek istiyorum? Ürdün’ün Kraliçesine bakıyorum sonra da bizim politikacıların eşlerine…Yaw tamam kafanı örtersin de bu ne zevksiz giyinme şeklidir bu ne biçim bağlama şeklidir anlamıyorum anlayamıyorum…

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa