Acıtmayan boya
Salı akşamı Defne'ye boya yapmanın korkulacak bir şey olmadığını anlatmak üzere harekete geçtik. Daha önce anlatmıştım Play House'ta sanat atölyesine çıkıp boya yapacağız dediğimde haykırarak ağlayıp "acıyo anneee" diye bağırmış, daha sonra ne zaman boya yapalım desek acıyo diye tekrar ağlamaya başlamıştı. Bebekliğinde el ve ayak izlerini almak için parmak boyalar almıştım 4 renk. Onları çıkarıp sehpanın üzerine eski bir masaörtüsü serdik. Ofisten getirdiğim A3 kağıtlarda aşkım ve ben ellerimizi bulayarak onu özendirmeye çalıştık. Önce boyaları ellemek istemedi hatta bir ara babası zorla elini boyaya sokmaya çalıştı ben de yapmamasını böylece daha çok korkabileceğini söyledim sonra yavaş yavaş olaya ısındı ve en sonunda şahane bir resim yaptı :
Dün akşam ise ne zamandır canımın çektiği kabak tatlısını yaptım. Fotoğraftan sonra tepsinin içindekilerin yarısı imha edildi tabii :)
Bu da sehpamızın dün geceki fotoğrafı :) Üzerindekilerin % 90'ı Defne tarafından oraya taşınıp koyulmuş şeyler. Üzerindekileri sayıyorum : Su biberonu, süt biberonu, babasının kemeri, kendisinin çorabı, ev telefonu, babasının cep telefonu, digiturk kumandası, dvd player'ın kumandası, babasının sigarası, çakmak, oyuncak ayısı, fındık paketi, ceviz paketi, yazı tahtası (defne ona "ders" diyor), diş fırçası, oyuncak bıçak, sehpanın altında da oyun hamuru açıp kestiğimiz minyatür yer sofrası. Bu sehpa her akşam eve geldiğimizde 3 kere toplanır 4 kere bu hale gelir. Üstünde bazen Defne'nin terlikleri hatta kurutma askısından alıp geldiği babasının boxer'ı bile bulunabilir :)

0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa